Vücut Çalışması İçin Gerekli Besin Öğeleri
Vücut Çalışması İçin Gerekli Besin Öğeleri
Normal büyüme, gelişme ve sağlıklı yaşamak için insan vücudunun 40 üzerinde besin öğesine ihtiyaç duyduğu anlaşılmıştır. Besin öğeleri vücuda besinlerle alınır. Besinin türüne göre içerdiği besin öğelerinin çeşit, miktar ve kalitesi değişir. Hiçbir besin, tüm besin öğelerini gereksinimi karşılayacak düzeyde içermez. Besinlerin hazırlanması, işlenmesi ve saklanması sırasında da bazı besin öğeleri kaybı olur.
Vücut çalışması için gerekli besin öğeleri; karbonhidrat, yağ, protein, vitamin, mineral ve su olmak üzere altı ana grupta toplanabilir. Su dışındaki her besin öğesi grubunda farklı özellikleri ve görevleri olan çeşitli besin öğeleri bulunur. Örneğin, vücut için gerekli olduğu saptanmış olan birçok vitamin ve mineral vardır. Besin öğeleri, vücut çalışmasında farklı ve benzer görevler yaparlar. Görev yönünden birbiriyle doğrudan ya da dolaylı olarak ilgilidirler. Besin öğeleri, birbirinin kullanılmasına yardımcı, bazı görevlerde tamamlayıcı ve işbölümü yapılmış düzenli bir kurum gibi çalışırlar.
Bu yapının düzenli ve dengeli çalışması için bütün besin öğelerinin ihtiyacı karşılayacak miktarda sürekli olarak karşılanması gerekir. Bu, iyi beslenmenin temel şartıdır. Besin öğelerinden bazıları ya da biri yetersiz alınırsa, yetersizlik derecesine göre kurumsal çalışma zedelenir, vücut çalışmasında bozukluklar olur.
Vücudun temel yapısını oluşturan maddeler; su, protein, yağ, mineral ve karbonhidratlardır. Bu maddeler, alman besin öğelerinin değişimi ve vücut yapışma benzetilmesiyle oluşur. Büyüme, gelişme, onarım, sağlıklı yaşam, gerekli besin öğelerinin alınması, bunların denge içinde değişim ve dönüşümleriyle sürdürülür.
Vücudun çalışması ve fiziksel hareketler için enerji harcanır. Enerji veren besin öğeleri; karbonhidrat, protein ve yağlardır. Enerji istiyacımn üç grup besin öğesinden dengeli olarak karşılanması gerekir. Bu besin öğelerinin enerji vermekten başka, vücut çalışmasında çok çeşitli görevleri de vardır.
Besin öğelerinin hemen tümü hücrelerin, dolayısıyle vücudun temel yapısını oluşturur. Vitaminler hücrelerin yapı maddesi olmamakla birlikte, öteki besin öğelerinin vücutta kullanılmaları için gereklidirler. Vücut çalışması, bütün besin öğelerinin ortak çalışmasıyla sürdürülür. Özellikle proteinler hücrenin yapısı, çalışması ve yenilenmesinde görev alırken, vitaminler bazı minarallerle birlik açısından zararlı olduğu bilinmektedir .Aşırı beslenme sonucu, vücut ağırlığı gereğinden çok artar. Aşırı beslenme, dengesiz beslenme anlamında da kullanılır.
Besin Öğesi: Besinlerin bileşiminde bulunan ve vücutta çeşitli görevleri olan moleküllerdir. Protein, yağ, karbonhidrat, vitamin, mineral ve su, vücut için gerekli olan besin öğeleridir. İyi beslenmenin temeli, tüm besin öğelerinin ihtiyacı karşılayacak kadar vücuda alınmasına dayanır. Besin öğesi yerine, besin elementi, besin unsuru da kullanılır.
Besin:Besin elementlerinin kaynağını oluşturur.
Besinler; çeşitli besin öğeleri, su ve öteki kimyasal maddelerden oluşmuş bileşiklerdir. Yumurta, et, süt, ve benzerleri besindir. Bunların bileşimindeki protein, vitamin, mineral ise, besin öğesidir. Her besinin bulundurduğu besin elementlerinin çeşidi, miktarı ve niteliği değişiktir. Besin yerine, gıda, gıda maddesi, yiyecek ve besin maddesi gibi ifadeler de kullanılır.
Yemek: Yiyeceklerin, yenebilecek şekilde hazırlanmış veya pişirilmiş şeklidir.
Görev: Beslenmede “görev” denince, bir besin öğesinin vücut çalışmasında etkisi, bir işi yapması anlaşılır. Görev kelimesi yerine ‘fonksiyon” ve “işlev” de kullanılır. Her besin elementinin vücutta ayrı ve birbirine yardımcı görevleri vardır.
Sindirim:Besin öğelerim sindirim kanalında emilmeye hazırlayan fiziksel, kimyasal ve mekanik bir olaydır. Büyük moleküllü besin öğeleri, yapılarını oluşturan yapıtaşlarına ayrılarak kana geçebilecek duruma gelir. Örneğin, proteinler çok sayıda amino asitten oluşmuş büyük moleküllerdir; sindirimi sırasında, amino asitler serbest duruma geçer. Sindirim olayından sonra emilme başlar. Sindirim için enzimler gereklidir.
Enzim: Vücutta sürekli kimyasal tepkime (reaksiyon) olur. Besin öğeleri ve başka maddeler sürekli yıkılır, gerekli olanlar yapılır. Canlılık, bu kimyasal değişmelerin belirli hızda ve dengeli olarak sürmesine bağlıdır. Enzim, kimyasal değişmelerin belirli hızda olmasına yardımcı olan protein yapısındaki maddelerdir. Enzimler, kimyasal tepkimelerin hızını artıran ya da başlamasını ve yürümesini sağlayan kimyasal aracılardır. Aracı sözü “katalizör” yerine kullanılmaktadır.
Koenzim: Enzimlerin görev yapmasına yardımcı maddelerdir. Özellikle B grubu vitaminleri vücutta koenzim olarak görev yaparlar.
Beslenmeyle İlgili Tanımlar
Konuların iyi anlaşılması için, beslenmede sık kullanılan bazı temel kavramların anlamları aşağıda açıklanmıştır.
Yeterli ve Dengeli Beslenme: İyi beslenme anlamında kullanılır. Büyüme, gelişme ve sağlıklı yaşayabilmek için gerekli enerji ve tüm besin öğelerim, ihtiyacı karşılayacak miktar ve kalitede vücuda almaktır.
Yetersiz ve Dengesiz Beslenme: Yeterli ve dengeli beslenmenin tersidir. Kötü beslenme anlamını taşır. Enerji ve besin öğelerinin, ihtiyacı karşılayacak çeşitte, miktarda ve nitelikte vücuda alınmaması durumudur. Bu tür beslenenlerde büyüme ve gelişme gerilikleri, hastalıklara dayanıksızlık ve çeşitli beslenme yetersizliği hastalıkları görülür. Raşitizm, beriberi, kansızlık, skorbüt, kuvaşî-orkor ve benzerleri beslenme bozukluğu hastalıklarıdır. Beslenme yerine “nütriisyon”, beslenme yetersizliği yerine de “malnütrüsyon” gibi yabancı kökenli kelimeler de kullanılır.
Yeterii Beslenme: Genellikle, vücudun enerji ihtiyacının karşılanması anlamım taşır.
Yetersiz Beslenme: Enerji istiyacmm karşılanmayışı durumudur. Uzun süre enerji ihtiyacının karşılanmayışı, açlık veya yarı açlığa yol açar. Bu durumda zayıflık veya aşırı zayıflık görülür. İleri derecede yetersizlik sonucu, birey “bir deri bir kemik” denecek kadar zayıflar. Bu duruma “kaşeksi” denir.
Dengeli Beslenme: Enerji ve tüm besin öğelerini ihtiyacı karşılayacak düzeyde ve dengeli olarak almadır. İyi beslenme anlamında kullanılır.
Dengesiz Beslenme: Enerji ihtiyacının dengesiz olarak karşılanması ve bazı besin öğelerinin yeteri kadar alınamaması durumunu anlatmak için kullanılır. Örneğin, enerjinin önemli bir kısmı yağlardan veya şeker ve nişasta gibi saflaştırıhnış besinlerle karşılanırsa, vücuda gerekli olan öteki besin öğeleri yeterli alınamaz.
Şişmanlık; ihtiyaçtan çok enerji alma sonucu oluştuğundan, dengesiz beslenmenin yol açtığı bir bozukluktur.
Aşırı Beslenme: Vücut için gerekli besin öğelerini ihtiyaç miktarlarının çok üstünde alma durumudur. Gerektiğinden çok besin almanın yararı bir yana, sağlığı bozmanın en önemli bir etkenidir.
Hormon: Kimyasal tepkimeleri ve birçok değişiklikleri denetleyen ya da başlamış oalylarm işlemesini sağlayan protein ya da kolesterole benzer yapıda maddelerdir. Hormonlar; iç salgıbezi (endokrin) denilen kanalsız bezlerde yapılarak kanla görevli oldukları yerlere taşınırlar. Örneğin, tiroit bezinde tiroksin hormonu yapılır. Bu hormon, enerji metabolizmasını denetler. Hormonların yoklukları, azlıkları ya da çok oluşmaları çok ciddi hastalıklara yol açar.
Metabolizma: Hücre içinde sürekli kimyasal değişiklik olmaktadır. Hayatın sürmesi için hücre içinde oluşan tüm kimyasal değişmelere metabolizma denir. Metabolizma, besin öğelerinin hücre içinde kimyasal değişikliklere uğraması olarak da tanımlanabilir. Hücrenin canlılığını koruyabilmesi için kimyasal değişikliklerin sürekli ve belirli hızda olması gerekir. Metabolik olayların hızı çok artar ya da azalırsa hücre ölür. Metabolik olaylar yapıcı ve yıkıcı olmak üzere iki türlüdür.
a.Yapıcı Metabolizma (Anabolizma): Hücrenin yapısında çok çeşitli maddeler bulunur. Bu maddeler, hücreye gelen besin öğelerinden oluşur. Çeşitli besin1 öğeleri ve bunların yıkım ürünleri yeniden düzenlenerek hücrenin yapı maddeleri sentezlenir. Örneğin, hücrenin temel yapı maddesi olan proteinler, besinsel amino asitlerin yeniden düzenlenmesiyle sentezlenir.
b.Yıkıcı Metabolizma (Kataboiizma): Hücrede yapım olayları sürerken bir yandan da besin öğeleri yıkılarak hücre çalışması için gerekli enerji üretilir. Karbonhidrat, yağ ve amino asitlerin yıkılmasıyla hücre için gerekli enerji elde edilir. Bu enerji hücre çalışmasında kullanılır.
Sağlık: Sağlığın tanımı değişik şekillerde yapılmaktadır. Bunlar arasında en çok benimseneni, Dünya Sağlık Teşkilâtı (WHO) tarafından yapılandır. Bu tanıma göre sağlık; “bireyin, bedensel, ruhsal, zihinsel ve sosyal yönden tam bir iyilik ve uyum halidir.” Sağlıklı olmanın temel şartlarından biri iyi beslenmedir.
Kalori: Beslenme biliminde enerji birimi olarak kullanılır. Bir kilo kalori (büyük kalori), bir litre damıtık suyun sıcaklığını 15°C’den 16°C’ye yükseltmek için harcanan ısı enerjisi miktarıdır. Kilo kalori, kısaca kalori veya kal. olarak gösterilir.
Jül:Son zamanlarda, beslenme biliminde enerji birimi olarak kalori yerine jül kullanılmaya başlanmıştır. Kalori ile julün birbirine çevrilmesi aşağıdaki gibidir.

Leave a Reply