SPONSORLU BAĞLANTILAR

Yaşlanma Sürecinde Değişmeler

Yaşlılığın Tanımı

Yaşlanma, yaşam boyu süren doğal ve kaçınılmaz bir süreçtir. Yaşlılık, za­mana dayalı olarak yaşın ilerlediğini gösterir ve yaş ilerledikçe de biyolojik yaş­lanma hızlanır.

Yaş, yaşama süresini belirtir. Biyolojik yönden yaşlanmanın, döllenmeyle başladığı bile söylenir. Biyolojik yönden yaşlanmayla, vücutta za­manla çeşitli değişiklikler oluşmaya başlar.

Zamana bağımlı olan takvim yaşı ile biyolojik yaşlanma bireysel ayrıcalık­lar gösterir. Bazı insanlar gençlik yaşlarında bile yaşlanmış gibi görünürler. İleri yaştakilerin bazıları ise, fiziksel, ruhsal, zihinsel ve sosyal yönden etkindirler; gençlikteki gibi yaşantı içindedirler.

Bu yüzden, takvim yaşma göre, insanları yaş gruplarına ayırmak zordur. Yaşlılığı inceleyen yazarların bazıları, 65-75 yaşları “erken yaşlılık”, 75 yaş ve üzerindekileri de “ileri yaşlılık” diye nitelen­dirmektedir.

Yazarların bazıları ise, 40-65 yaş arasını “orta yaş”, 65-75 yaş arasını “erken yaşlılık”, 75 yaş ve üzerinde olanları da “ileri yaşlılık” diye gruplandırmaktadır.

Yaşlanma sürecinde yaş ilerledikçe hızlanarak oluşan en önemli değişiklik­lerle sorunlar şunlardır

1. Vücudun çalışma yeteneği ve kapasitesi azalır. Hücrelerin çoğalma, ona­rım yeteneği azalır ya da kaybolur. Karaciğer, akciğer, kalp, böbrek ve organ­ların çoğunda 30 yaş dolayında başlayarak, çalışma kapasitesi yavaşça azalır.

İleri yaşlarda, kanın böbreklere gitme hızında % 60′a varan bir düşme gö­rülebilir. Bu durumda, metaboîik artıkların vücuttan atılması zorlaşır.

Damarların esnekliği azalır. Damarların çeperleri su kaybeder, içlerine ko­lesterol, öteki lipitler ve başka maddeler yerleşerek sertleşir, daralır, esnekliğini kaybeder. Böylece damar sertliği sorunu ortaya çıkar. Kılcal damarların geçir­genliği azalır, kılcal damarlarla dokular arasında madde alışverişi zayıflar.

Da­marlar kolay zedelenir. Solunum organları zayıflarak kapasitesi düşer.

Dolaşımdaki kanda azalma olur. Kan hücreleri dayamksızlaşır, kan pıh­tılaşması yavaşlar. Kanın yapışkanlığı artar. Dalak ve başka organlarda kü­çülme olur.
Kanda kolesterol ve öteki lipitler artar. Kan basıncı (tansiyon) yükselir.

2. Yaşlandıkça, çevre zorluklarına karşı koyma, direnme ve dayanma ye­teneği azalır. Kazalara elverişli duruma gelirler. Hastalıklara direnç azaldığın­dan kolay hastalanırlar, zor iyileşirler.

Kalp – damar, solunum yolu, böbrek ve öteki boşaltım sistemi hastalıkları sık görülür, şeker hastalığı gibi birçok hastalığa yatkınlık (risk) artar.

3. Yaş ilerledikçe sinir sistemindeki yaşlanma hızlanır. Erişkinlikte, beyin­de günde 10 bine yakın hücre yıkılır ve yerine yenileri yapılamaz. Beyinde kü­çülme, sinir hücrelerinde yağlanma olur. Beyin ve omurilik hücreleri yenile­yemez. Sinirlerin iletim hızı yavaşlar.

4. Yaşlanmaya erken ya da geç her organ katılır. Gözde yaşlanma çok erken başlar, işitme, koku ve tat alma duyulan zayıflar. Kemik ve kıkırdak­larda değişmeler nedeniyle, ileri yaşlarda, boy 5-10 cm. kadar kısalâbilir. Deri, esnekliğini kaybederek buruşmaya başlar. Hormonların salgılanmasında azalma olur. Kas gücü azalır.

Yaşlandıkça vücutta su oranı düşer. Zayıflık ve şişmanlık sık görülür.

5. Vücudun besin öğelerim kullanma, yedek tutma ve depolama yeteneği azalır. Artık ve zararlı maddeleri dışarı atma kapasitesi düşer.

6. Sindirim sistemi ve yardımcı organlarının çalışma yeteneği ve kapa­sitesi azalır. Bu, beslenmeyi ve öteki organların çalışmasını da etkiler.

a. Tat alma duyusu ve iştah azaldığından yiyeceklere ilgisizlik bağlar.

b. Dişler eksiktir ya da yoktur. Takma diş sorunu vardır. Çiğneme, kopar­ma yetersizliği sindirim zorluklarına ve beslenme yetersizliğine yol açabilir.

c. Sindirim özsuları ve enzimlerinde yetersizlik olabilir. Tükürük bezle­rinde bozulma, yağ, protein ve nişasta sindirici enzimlerde ve intrinsik etmende genellikle azalma olur.

d. Beslenmede dengesizlik ve hareketsizlik sebebiyle kabızlık sorunu sık görülür.

7. Zihinsel güçte azalma; yorgunluk, ilgisizlik ve isteksizlik görülebilir. Yaşlı kimse kendini “toplum dışı”, “yalnız” ve “işe yaramaz” hissedebilir. Bu nedenle mutsuzluk ve umutsuzluk içine itilebilirler.

Yaşlanmayla oluşan değişmeler ve yetersizliklerin önemli bir bölümü de doğrudan ya da dolaylı olarak beslenmeyle ilgilidir. Bu sorunların bazılarını ge­ciktirme ve hafifletmede, bir kısmım ise önlemede, yeterli, dengeli ve düzenli beslenmenin . önemli rolü vardır.

About the Author

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>

Reklam İçin İletişim Adresi: ismail.001@hotmail.com Telefon: 0542 219 21 99