Yaşlılar İçin Diyet Düzenlemesi
Yaşlının diyeti, o kişinin özelliklerine göre düzenlenir. Normal durumdaki yaşlıların diyetinde önemli değişiklik yapılması gerekmez. Yaşlanma sürecinde ortaya çıkan yetersizlik ve bozukluklara göre, bazı besinlerin miktarında, hazırlanmasında ve kıvamında değişiklik yapılır; öğün sayısı da artırılabilir. Yaşlılıkta besin öğeleri ihtiyacı yetişkinlikten pek farklı olmadığına göre önceki konularda açıklanan genel ilkeler yaşlıların beslenmesinde de geçerlidir.
Yaşlıların beslenmesinde ve diyetinin düzenlenmesinde, uyulması gereken esaslar şunlardır
1. Enerji ve besin öğelerine ihtiyacın karşılanması için günlük diyette, besin gruplarının tümünden yeterli miktarda yiyecek bulundurmalıdır. Besin gruplarının herbirinden besin seçiminde göz önünde tutulması gereken hususlar önceki böiümkrde açıklanmıştır. Yaşlıların enerji ihtiyacı yetişkinlerden daha az olduğu için, diyetin enerji değeri, normal ağırlığı koruyacak şekilde ayarlanmalıdır. Enerji kısıtlanması; hayvansal yağlar, şeker, tahıl, hamur tatlıları gibi yiyecekler azaltılarak yapılmalıdır. Yağda kızartmalardan kaçınmalı, yerine ızgarada pişirme yöntemi uygulanmalıdır. Diyette hamur tatlıları ve hamur işleri yerine sütlü tatlılar bulundurulmalıdır.
Çiğneme güçlüğü olanlara, yiyecekler yumuşatılarak, pişirilerek ya da sulu şekilde hazırlanarak verilmelidir.
2. Bağırsakların normal çalışması ve kabızlığın önlenmesi için diyette yeterli miktarda posalı besin bulundurmalıdır.
3. İleri yaşlarda öğün sayısı artırılmalı, öğünlerde alınan yiyecek miktarı azaltılmalıdır. Ana öğünler arasında iki ara kahvaltı verilebilir. Ara öğünlerde süt, sütlü tatlılar, meyve, meyve suyu, çorba gibi hafif yiyecekler bulundurulabilir.
4. Diyette sıvı miktarı artırılmalı, tuz azaltılmalıdır. Hayvansal yağlardan, acı, baharatlı, salamura yiyeceklerden kaçınmalıdır. Yaşlının isteğine ‘göre, aşırı olmamak üzere yemeklere baharat konabilir. Duruma göre az demli çay ve ıh-Jamur içmek daha uygundur. Yaşlılık öncesinde ve yaşlılıkta dört beyaz denilen yağ, şeker, un ve tuz dörtlüsü azaltılmalıdır.
5. Yaşlının durumu uygunsa, aile ile birlikte yemeli, zorunlu olmadıkça aile sofrasından ayırılmamalıdır. Gerekirse, aile için hazırlanan yemeklere ek yapılmalı ya da yemekler yaşlının da yiyebileceği şekilde hazırlanmalıdır. Örneğin, yemeklere tuz az eklenebilir, yaşlının çiğneme zorluğu varsa sert meyveler yumuşatılabilir ya da suyu çıkarılabilir.
6. Diyet, yaşlının ilgi, istek ve alışkanlıkları gözetilerek düzenlenmeli, görünüş, lezzet yönünden iştah açıcı olmalı ve tekdüzelikten kaçınmalıdır. Yaşlı, yemesi için zorlanmamah, öğüt verme yerine, beslenmeye ilgisi çekilmeye çalışılmalı ve durumuna uygun beslenmesinin yararları fırsat eğitimiyle benimsetilmelidir. Yemek saatleri, beklenen zevkli ve sosyal kaynaşma vesilesine dönüştürülen aile içinde, yaşlı kişilerin beslenmesi ve diyeti konusunda eğitilmesi daha ikolaydır.
Yaşlı insanların yalnızlığa itilmemesi, aile ve çevresiyle ilişkilerin koparılmaması gerekir. Yaşlı insan, aile için önemli ve gerekli olduğunu hissetmeli ve anlamalıdır. Gücü ölçüsünde, yiyecek hazırlama işlerine yardımcı olmalı, bazı görev ve sorumlulukları paylaşmalıdır. Her yaşta yapılabilecek iş ve uğraş bulunduğu unutulmamalıdır. Yıllarca kazanılan bilgi ve deneyim birikiminden yararlanmalıdır. Yorucu ve fazla fiziksel güç gerektiren etkinliklerden kaçınmalıdır.
Karşılıklı iyi, uyumlu, anlayışlı ilişkilerle düzenli yaşayan aile içinde yaşlı insan, kendisinin istenilen ve vazgeçilmez olduğuna inanırsa, güvenli, huzurlu ve mutlu olur. Mutlu ve umutlu olmak ise yaşama güç ve isteğini artırır. Güvenli, huzurlu, umutlu ve sevgi dolu ortamda yaşama güç ve isteği aşılanmış kişinin beslenmesi ve bakımı kolay olur. Sevgisiz, ilgisiz, güvensiz ortamda ise, yaşlı insan kendini yük, fazla ve gereksiz görebilir. Bu durumda ise birbirini zincirleme etkileyen sorunlar ortaya çıkar.
7. Yakınları bulunmayan ve yalnız başına yaşamak zorunda olan yaşlılar, bilgi ve ilgi yetersizliği, ekonomik sorunlar ve yaşlılığın getirdiği güçsüzlük gibi sebeplerle iyi beslenemezler, normal bakımlarım yapamazlar. Bunalım ve çöküntü içinde yaşamaya çalışırlar. Bu alanda sosyal hizmetlerin gelitşirilmesi ve yaygınlaştırılması gerekmektedir. Muhtaç durumda olan yaşlılara, gönüllü olarak gerekli yardımın yapılması, ilgi gösterilmesi insanlık borcudur.

Leave a Reply