Yüksek Tansiyon
Yüksek tansiyon yaygın olarak görülen ve tehlikeli olabilen bir durumdur. Manometre ile ölçülen atardamar tansiyonu, cıva sütunu 15 cm.’yi aştığı zaman yüksek tansiyon olarak nitelendirilebilir. Yüksek tansiyon, arteryollerin aşırı daralması sonucu meydana gelir. Yüksek tansiyon genel olarak aşırı yorgunluk, hava sıcaklığındaki değişmeler ve vücutta sindirim etkinliği sırasında meydana gelen değişiklikler gibi nedenlerle meydana gelir. Yüksek tansiyonu olan kişiler araba kullanmaktan kaçınmalıdırlar. Ayrıca yemekte fazlaca yemişlerse, hemen arkasından soğuğa çıkmamaları gerekir. Gebelik döneminde de geçici bir yüksek tansiyon durumu görülebilir. Nedeni zamanında anlaşılırsa, yüksek tansiyon anne için önem taşımaz. Ancak kısa süreli bile olsa, gebelik sırasında görülen bütün yüksek tansiyon durumları dölüt için önem taşır. Bu nedenle her zaman tedbirli olmak gerekir. Tansiyonun ve sidikteki albuminin ölçülmesi vazgeçilmez incelemelerdir.
Yüksek tansiyon süreklilik gösterirse hastanın yaşını araştırmak gerekir. Altmış yaşından sonra kalın damarlar esnekliklerini yitirdikleri için tansiyonun yükselmesi normaldir. Damarların esnekliklerini yitirmeleri ayrıca damar sertliğini de kolaylaştırır. Yüksek tansiyon başlıca yaşlılık sorunlarından biridir. Yüksek tansiyon elli yaşından sonra dolaylı ya da dolaysız olarak ölümlerin yaklaşık olarak % 25′ine yolaçar. Bunun yanısıra iç salgıbezleri ve böbrek hastalıklarından ileri gelen yüksek tansiyon durumları da vardır. Ayrıca beslenme bozukluklarının, sürmenajın, ırksal (yüksek tansiyon sarı ırkta beyaz ırktan daha yaygındır), cinsel (kadınlarda daha çok görülür) ve kalıtsal etkenlerin yolaçtığı yüksek tansiyon çeşitleri de vardır.Yüksek tansiyon önemsenmesi gereken bir durumdur; çünkü tehlikeli sonuçlar doğurabilir, örneğin sol karıncığın aşırı çalışmasına yolaçarak, sol karıncık yetmezliğine sebep olabilir. Damar sertliği olasılığını artırır. Önemli organlarda ar-teriyol bozukluklarına yolaçar. Beyinde kanamalara ve doku yumuşamasına, böbreklerde ölümle sonuçlanabilecek kadar tehlikeli bir takım komplikasyon-lara neden olabilir. Yüksek tansiyonun başlıca belirtileri baş dönmesi, göz kararması, siyah veya parlak noktalar görülmesi, vızıltıya benzer sesler duyulması, çökkünlük hali, uykusuzluk, kalp çarpıntısıdır. Burun kanamaları ve ense köküne kadar inen baş ağrıları da yaygın belirtilerdir. Yüksek tansiyonlu kişilerin kol ve bacaklarında ödem, sidiklerinde üre, kanlarında üre artışı gibi böbrek bozukluğu belirtileri görülür. Bu kişiler sık sık işemek isterler. Bu belirtilerden birkaçının ortaya çıkması durumunda hiç zaman kaybetmeksizin bir hekime başvurmalı, yüksek tansiyonun neden ileri geldiği ve uygulanacak tedavi saptanmalıdır.
A) Kulakçık arası çeperde görülen bozukluklar.
Bu bozuklukların en sık görüleni ilk bölmedeki bir delikten ileri gelir. Bu delik iki kulakçık arasında az ya da çok geniş bir bağlantı sağlar ve kan soldan sağa geçer. Bunun sonucu akciğerde aşırı bir yük meydana gelir; bu yük akciğer atardamar ve kılcal damarlarının aşırı bir basınçla karşı karşıya kalmalarına yolaçar. Sol kulakçık aşırı gelişerek basıncıyle kanın kulakçıklar arasından geçiş yönünün kısmen tersine (soldan sağa) çevrilmesine yolaçar.
B) Karıncıklar arası çeperde görülen bozukluklar.
Bu bozukluklar daha çok zarsı kısımda olur. Çeper hiç olmayacağı gibi eksik de olabilir.
C) Botal atardamar kanalının varlığı. Bu kalp kusuru doğuştan kalp bozukluklarının üçüncüsüdür. Bu bozukluğun belirtisi ana atardamardan akciğer atardamarına doğru sürekli fakat tek düze olmayan bir kan akımıdır.
D) Fallot dörtlüsü. Doğuştan gelen bu bozukluk atardamar soğanı çıkıntısının anormal bir biçimde büyümesinin sonucudur. Bu durumda ana atardamar sağa doğru sapmıştır. Soğan yerine ana atardamar ile karşılaşan çeperin büyümesi durduğu için karıncıklar arasında bir bağlantı meydana gelir. Ayrıca akciğerde bir daralma olur. Bu üç ana belirtiye bir de sol karıncığın aşırı derecede irileşmesi eklenir. Bu bozukluktan ileri gelen başlıca sonuçlar genel bir deri morarması (siyanoz), sol karıncıkta yüksek basınç, akciğer atardamarında alçak basınçtır.













Leave a Reply