Zayıflığın Tanımı Sebepleri ve Zararları
Zayıflığın Tanımı, Sebepleri ve Zararları
Zayıflık, vücut ağırlığının yaş ve duruma göre arzu edilenden az olmasıdır. Şişmanlığın tersine, zayıflıkta vücutta yağ dokusunun oranı öteki dokulara göre düşüktür. Vücut ağırlığı, arzu edilenin alt sınırındaki miktardan ne kadar düşükse zayıflık da o derecede ileridir. Ağırlığın normalden azlığına göre zayıflık; hafif, orta ve ileri derecede olabilir.
Zayıflığın ileri derecede olanı hastalık sayılır. Yalnız, hastalık ve normal sayılabilecek sınırlan belirlemek zordur. Genellikle orta yaştan sonra, vücut ağırlığının arzu edilen ağırlığın alt sınırında tutulmasında yarar olduğu sanılmaktadır.
Zayıflık; enerji ihtiyacının uzun süre karşılanamayışı sonucu oluşan bir durumdur. İhtiyaç karşılanmayınca, vücuttaki yağ dokuları kullanılarak enerji açığı kapatılır.
Bu durumun uzun sürmesi vücut ağırlığının normalin altına düşürür.
Zayıflığın çeşitli nedenleri olabilir. Diyetin enerji ve besin öğeleri yönünden yetersizliği, hormonların dengesizliği, çeşitli hastalıklar ve bunların, etkileşimi zayıflığa yol açabilir.
Normal durumda ihtiyacı karşılayacak miktarda enerji ve besin öğeleri alınsa bile, hastalıklar ve bozukluklar bunların vücutta gerektiği biçimde kullanılmasını engelleyebilir. Zayıflığın nedeni; sindirim ve emilme bozukluğu hastalıkları, süreğen (kronik) sürgünler (ishaller), mikrobik hastalıklar, bağırsak asalakları, birçok başka hastalıklar, tiroit hormonunun ağırı, salgılanması gibi durumlar ile bunlardan birkaçının etkileşimi olabilir.
Örneğin, ülkemizde, özellikle çocuklarda çok yaygın olan bağırsak kurtları ve sürgün gibi hastalıklar zayıflıkta önemli etkenlerdendir. Zayıflığın giderilmesi için, buna yol açan etkenlerin araştırılması, ortadan kaldırılması, hastalıkların iyileştirilmesi, kalite ve miktar yönünden yeterli diyet uygulaması gerekir.
Zayıflamada ve buna yol açan etkenlerde, bilgisizlik, yoksulluk, kıtlık, yanlış beslenme alışkanlıkları, aşın yemek seçme, sık gebelikler, hastalıklarda bakımsızlık gibi birçok yetersizliklerin biri ya da birkaçının rolü olabilir. Aşırı yoksulluk ve kıtlık dışındaki durumlarda, bebeklikten başlanarak yeterli ve dengeli beslenen, her çağda düzenli beslenmeye alıştırılmış, bu konuda eğitim görmüş bireylerde, başka hastalık olmadıkça zayıflık pek görülmez.
Zayıfları normal ağırlığa çıkarmada ilk adım, esas nedeni ortaya çıkarmaktır. Zayıf olan kişi doktor kontrolünden geçmeli, hastalığı varsa iyileştirilmeli,, bunun yanı sıra yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlayacak diyet uygulanmalıdır. Hasta tedavi edilmeden ya da tedaviden sonra kalite ve miktar yönünden dengeli diyet uygulanmadan zayıflık giderilemez.
Zayıflık, yalnız biçimsel bir bozukluk değildir. Bu durum, büyüme çağındakilerde büyümenin yavaşlamasına ve durmasına yol açabilir. Zayıf kimseler, hastalıklara, dış etkenlere dirençsizdirler, hastalanınca iyileşmeleri yavaş olur. Çalışmaya istekli değildirler, çabuk yorulurlar, sinirli ve heyecanlıdırlar,
soğuk ve sıcaktan kolay etkilenirler, verimli çalışamazlar. Gebelikte zayıflık döl içinde zararlı olabilir; emziklilikte süt üretimini düşürebilir.

Leave a Reply