Bağlantılar

Son Eklenenler

Bağlantılar


« Burun Hastalıkları | Main | Temizlik Malzemelerinden Zehirlenme »

Zehirlenmeler Hakkında Genel Bilgiler

By admin | Ağustos 27, 2008

İntihar amacı taşıyan, kazaen olan ve süreğen bir nitelik gösteren çeşitli zehir­lenmeler vardır.
Evlerde ve sanayide yeni kimyasal mad­delerin yaygın olarak kullanılmaya baş­lanmasıyla, zehirlenme olayları giderek artmıştır. Bu kazaların başlıca nedeni tedbirsizliktir. Süreğen zehirlenmelere gelince, bunlar önemli bir toplumsal sorun yaratmaktadır. Bu tür zehirlenmeler tütün, alkol ve gereğinden çok ilâç kul­lananlarda görülür.
Her ivegen zehirlenme sonuç olarak ba­zı sorunlar yaratır:
* Önce duruma yolaçan zehiri sapta­mak gerekir. Oysa, intihar olaylarında ya da toksikomani durumlarında çoğu kez birçok zehir karıştırılarak birden alı­nır.
• Daha sonra tedavi için gerekli bilgile­ri toplamak gerekir. Bu her zaman kolay bir iş değildir; özellikle tam kimyasal yapısı ve sonuç olarak panzehiri bilin­meyen sanayi ürünleri söz konusuysa.Gerekli tedavi yöntemleri bulunup uygulamaya geçilince, zehirlenme so­nuçlarını, özellikle de adli tıp ve psiki­yatri uzmanlığını gerektiren durumları hesaba katmak gerekir, ilâçlar ve sanayide, tarımda ya da evler­de kullanılan kimyasal maddeler iş yer­lerinde ya da evlerde meydana gelen zehirlenme olaylarının başlıca nedenle­ridir. Bütün zehirleri ve yolaçtıkları çe­şitli zehirlenme biçimlerini bu yazının dar çerçevesi içinde ele almak olanak­sızdır, öte yandan, en iyi ilâçların bile gösterilen dozdan çok alındıklarında, en tehlikeli zehirlerden daha etkili ola­caklarını da unutmamak gerek. Bunun gibi ev işlerinde kullanılan bir kimyasal madde de, en küçük miktarlarda bile, öldürücü zehir etkisi gösterebilir.
• Artık rastlanılmaması gereken zehirlen­melere bile hâlâ rastlanmaktadır. Ted­birlerin gevşek tutulması yüzünden, her yıl birçok gaz zehirlenmesi olayı görül­mektedir. Bu olaylara, musluğun iyi ka­patılmaması, hava akımı ya da tencere­nin taşması yüzünden ocağın sönmesi ve lastik borunun eskimesi ya da kötü nitelikli oluşu gibi nedenler yolaçmaktadır. Bu tür olaylar çoğunlukla kışın meydana gelir; kapısı penceresi sımsıkı kapalı odalarda bulunan küçük yaştaki . çocuklar yaşlılar ve güçsüzler bu tedbir­sizliklerin kurbanı olurlar. Modern ısıtma araçları karbon monoksitle zehirlenme olaylarının azalmasın­da büyük rol oynamışlardır. Bununla birlikte, bu tür zehirlenmelere bağımsız ısıtma sistemleri (kömür sobaları) da neden olmaya devam etmektedir. İn­sanlar karbon monoksitle zehirlenmek­te olduklarının hemen hiç bir zaman farkına varmazlar. Gerçekten de, kar­bon monoksit gazı kokusuzdur. Gazın içeriye yayılmasına çoğu zaman soba­nın iyi çekmemesi (ayarın kötü oluşu, boru tıkanıklığı, boru anahtarının kapalı oluşu) yolaçar. Kapıları kapalı bir garaj içinde arabalarının motorunu çalıştıran kişilerin içinde bulundukları tehlikeyi de unutmamak gerekir. Karbon monoksit zehirlenmesi sayısız ölümlere neden olmaktadır. Düşük basınçlı oksijen te­davisi ilkesine dayanan modern reanimasyon yöntemleri birçok zehirlenmiş kişiyi kurtarma olanağını sağlar; ama yi­ne de bu kişilerde az ya da çok önemli izler kalır.
Artık hiç rastlanılmaması gereken bir üçüncü tür zehirlenme daha vardır. Bu zehirli mantar ve bitkilerin yenilmesiyle ortaya çıkan zehirlenmedir. Zehirli bit­kiler yemiş olan hayvanların etinin de tehlikeli bir zehirlenmeye yolaçabileceğini akıldan çıkarmamak gerekir. Örneğin, baldıran tohumlarıyla besle­nen bir bıldırcın ve güzelavrat otu yapraklarıyla hemen salyangozlar yenir­se, böyle bir zehirlenme meydana gele­bilir.
H’darla zehirlenme, en bağışlanamaz zehirlet ne biçimidir. Tek başına zehir­lenme olaylarının yüzde 50’sini meyda­na getirir. Bu tür zehirlenmenin kurban­ları çoğunlukla çocuklardır. Gerçekten de, çocuklar için, şekere benzeyen bu rengârenk haplar son derecede ilgi çeki­cidir.
İlâçlarını öteye beriye bırakan ya da ko­layca açılabilen bir ecza dolabına koyan ana babaların bu tutumu son dere­cede hatalıdır. En basit ilâç diye bildiği­miz aspirin bile çocuklar için öldürücü bir zehir olabilir. Bu konuda sık sık işle­nen bir hata vardır. Çoğu ana babalar çocuğun, ilâcın acı lezzeti karşısında, niyetinden vazgeçeceğini düşünürler. Oysa, çocuğun tad alma zevki henüz gelişmemiştir. Anne ya da babasını bu ilâçları alırken görürse, onları taklit et­mek ister; bu da normaldir. Bazen de, küçük çocuğa ilâç vermek gerektiği za­man, ona ilâcın şeker olduğu söylenir. Bu çok yanlış bir tutumdur.

Alt Kategoriler: , , , , ,

Üst Kategoriler Hastalıklar Ve Tedavisi, Zehirlenmeler |

Comments